Meme Kanseri
Meme Kanseri 
Meme kanseri kadınlarda en çok görülen kanser tipidir. Gelişimi en çok lobül ile terminal duktus adı verilen süt kanalının birleşim yerindeki epitelden köken alan bir adenokanseridir. Sahip olunan bilgilere göre meme kanseri (invaziv duktal kanser) gelişmeden önce duktus epiteli, atipik duktal hiperplazi, duktal karsinoma institu gibi evrelerden geçer ve sonunda meme kanseri gelişir. Bu dönüşüm onlarca yıl sürmektedir. Başlangıçta sınırlı olan kanser hücreleri sonradan kendi bazal membranlarından ilerleyip bağ dokusu içine geçerler. Bu aşamada tümör hücreleri kan damarları ve lenfetiklerle karşılaşarak metastaz yapma yeteneğine sahip olurlar. Bir gram kanserli dokunun gelişiminin ortalama yıl aldığı tahmin edilmektedir. Ancak bazı tümör dokuları daha çok küçükken de metastaz yapma potansiyeline sahip olabilmektedirler. Meme kanserinde erken tanı bu sebeple çok önemlidir. Tedavi edilmezse biyolojik davranışlarına göre, uzak organ tutulumu yapar ve bu çok risklidir. Türkiye sağlık bakanlığı verilerine göre 2002 yılında kadınlarda görülen meme kanseri insidansı yüz binde 15.45 iken 2003 yılında yüz binde 16.25 e yükselmiştir. Bu oran meme kanserinin kadınlarda en sık görülen tüm kanser türleri içinde %25.49 dan %26.58 e yükseldiğini göstermektedir. Yapılan araştırmalarda batı ülkelerinde yaşamı boyunca her 8-9 kadından birisi meme kanserine yakalanmaktadır. Bu oran %10 dan daha fazladır ve kadınlarda en sık rastlanan kanser tipi yapmaktadır. Ülkemizde de meme kanseri gözlenme oranı gün geçtikçe artmaktadır.
MEME KANSERİ NEDENLERİ…
Meme kanseri ender olarak erkeklerde de gözlenmektedir. Klinikte her 100-200 kadın meme kanserine karşılık, bir erkek meme kanseri ile karşılaşılmaktadır. Meme kanseri daha çok 40 yaş üstü kadınlarda yaşın ilerlemesine ve menapoz dönemine geçişin etkisiyle daha sık görülür ve daha büyük önem taşımaktadır.
Çoğu kadın meme kanseri açısından risk altındadır. Ancak meme kanserinin heterojen bir hastalıklar topluluğu olması nedeniyle, her kadın aynı risk altında değildir. Risk faktörleri kesin sebepleri bilinmemekle birlikte; çevresel, genetik, hormonal, sosyobiyolojik ve psikolojik etkenler olarak kabul görmektedir. Bununla birlikte meme kanserli kadınların %70-80 i bu risk faktörlerine sahip değildir. Kromozomal mutasyonların, insanda kanser ortaya çıkış ve gelişimi ile yakından ilişkili olduğu gösterilmiştir. Öncelikle bu risk gruplarının ayırt edilmesi ve ona göre davranılması gerekmektedir.
MEME KANSERİ BELİRTİLERİ…….
Meme kanserinin en yaygın belirtisi memede ağrısız bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların %10 kadarı, kitle olmaksızın ağrı hissetmektedir. Meme kanserinin daha seyrek görülen belirtileri arasında, göğüste oluşan geçici olmayan değişimler, (örneğin kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar, ve akıntılar, aşınma, göğüs ucunun hassaslaşması ya da içe dönmesi de dahil olmak üzere göğüs ucu belirtileri yer almaktadır.
Tedavisi en kolay olan erken evredeki meme kanserleri tipik olarak hiç bir belirti göstermezler. Bu nedenle, kadınların meme kanserinin erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamaları çok önemlidir. Meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavi seçeneklerinin sayısını, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını önemli oranda arttırır. Erken tanı için temelde önerilen birbirlerini tamamlayıcı üç yöntem vardır;
- Kişisel (Kendi kendine yapılan) göğüs kontrolleri
- Klinik (Doktor tarafından yapılan) göğüs kontrolleri
- Mamografi
MEME KANSERİ TANI VE TEDAVİSİ…
Günümüzde meme kanseri tedavisinde başarı oranı giderek yükselmektedir. Cerrahi tedavi, kemoterapi, radyoterapi, hormonal tedavi, immunolojik (bağışıklık sistemini destekleyen) tedaviler, kişiye özgü metodlarla kullanıldığında yaşam süresinin uzatılabildiği, daha kaliteli tedavilerin alındığı ortaya çıkmaktadır.
MEME KANSERİNDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ…….
-
Eğer normal yaşamınızda;
- sigara, alkol hayatınızda yoksa,
- stresten uzaksanız,
- spor yapıyorsanız,
- mevsiminde sebze ve meyve yiyor, bol su içip hayata pozitif bakıyorsanız bu zaten meme kanserinden korunduğunuzun göstergesidir.
- Ama spora zaman ayıramıyorsanız, yoğun çalışıyor ve strese maruz kalıyorsanız o zaman vitamin-mineral desteği gerekebilir.
- Eğer menopozdaysanız, kalsiyum takviyesi gerekir.
- Eğer risk grubundaysanız düzenli kontrol gerekir.
- Korunmada spor ve iyi beslenmenin etkisi büyük. Spor olarak en etkili ve yapılması kolay olan ise yürüyüştür. Bir de menopozda mecbur kalınmadıkça hormon tedavisi alınmamalı.
-
Eğer normal yaşamınızda;
- sigara, alkol hayatınızda yoksa,
- stresten uzaksanız,
- spor yapıyorsanız,
- mevsiminde sebze ve meyve yiyor, bol su içip hayata pozitif bakıyorsanız bu zaten meme kanserinden korunduğunuzun göstergesidir.
- Ama spora zaman ayıramıyorsanız, yoğun çalışıyor ve strese maruz kalıyorsanız o zaman vitamin-mineral desteği gerekebilir.
- Eğer menopozdaysanız, kalsiyum takviyesi gerekir.
- Eğer risk grubundaysanız düzenli kontrol gerekir.
- Korunmada spor ve iyi beslenmenin etkisi büyük. Spor olarak en etkili ve yapılması kolay olan ise yürüyüştür. Bir de menopozda mecbur kalınmadıkça hormon tedavisi alınmamalı.